Gümrük Tarihinin İzlerinin Peşine Düşmek

 
 

 

   

 

“Kuşkusuz tarih yazılı belgelerle yapılır. Ama yazılı belgeler yoksa, onlarsız da yapılabilir ve yapılmalıdır. Balı alınacak her zamanki çiçeklerin yokluğunda, tarihçinin zengin buluşları içinde ne varsa hepsi kullanılarak yapılmalıdır. Sözlerle de tarih yapılabilir, resimlerle de. Toprak parçasıyla da, çatı kiremitleriyle de. Tarla biçimleri ve yaban otlarıyla da. Ay tutulmasıyla da, at yularıyla da. Jeologların uzmanca taş-kanıtlarıyla da, kimyacıların kılıçların madeni üzerine yaptığı araştırmalarla da. Bir sözcükle, insandan kalma olan, insana bağlı olan, insana yarayan, insanın dile getirdiği ve onun varlığını, uğraşlarını, zevklerini ve yaşam biçimlerini anlatan ne varsa, bunların hepsiyle tarih yapılabilir.”

Lucien FEBVRE*

 

Teknik ekip ile yapım ekibi olarak yaptığımız  ilk toplantıda; hazırlanacak iki eserin içeriğinin ve temasının ne olacağı konusunu masaya yatırdık. Uzun tartışmalar sonunda; her iki ürünün bir birinden bağımsız,  ancak bir birini bütünleyen bir çalışma olması kararı aldık.

Böylece; dünden bugüne gümrük tarihinden yansımalar teması ile albümü, bugünden yarına gümrük gerçeği teması ile de filmin oluşmasına çaba gösterdik.

Tabi ki aramızda tarihçi veya akademisyen bulunmuyordu. Bu nedenle bilimsel bir iddia ortaya atmadan, yıllarını gümrük mesleğine adayan bizler, çalışmaya meslek sevgimizi ve amatör heyecanımızı katmaya çalıştık.

Ve böyle de oldu. Bu eserin oluşturulmasında yoğun bir emek, gerekli her çaba, bitmeyen bir sevgi ve enerji ile verilmeye çalışıldı. Umarım tüm bunların yansımasını sizlerde hissedersiniz.

Çalışma için gerekli olan her türlü bilgi ve belge kaynağına ulaşmaya çalıştık. Tabi ki her kesimden aynı ilgi ve desteği maalesef alamadık. Bazı meslektaşlarımız, yapılan işin önemine vakıf olmadı, bazıları ise gereksiz buldu gösterilen çabayı. Belki de bu içerikte bir eserin ortaya çıkartılacağına inanmadıklarından böyle davrandılar.

Sayıları sınırlıda olsa bazı meslektaşlarımız, bizimle aynı heyecanı paylaştı. Bizi teşvik etti. Katkı sağlamak için her türlü çabayı gösterdi. Hepsine gönül dolusu teşekkürler.

Ayrıca;

- Çalışmamızın başından sonuna kadar her türlü desteği ve katkıyı sağlayan projenin sahibi Müsteşarımız Sn. Nevzat SAYGILIOĞLU’na,

- Gerek anılarını bizlerle paylaşarak, gerek bilgi ve kaynak göstermek suretiyle yönlendirerek katkı sağlayan,  Sn. Emin AKGÜN’e  (Emekli  Gümrük  Kolcusu),  Sn.  Yavuz BAYSAN’ a  (Emekli  Müsteşar Yardımcısı  ve  Gümrük  Başmüfettişi),  Sn. Rahmi  Uğur SARISÖZEN’ e  (Emekli  Şef),  Sn.  Ekrem  KILIÇ’a (Emekli  Muhafaza  Müdürü),  Sn. Tuğrul ARTAN’ a  (Emekli Gümrükler Genel Müdürü), Sn. Suat MÜFTÜOĞLU’na  (Emekli Başmüdür   Yardımcısı),   Sn.  Tuğrul   ATATÜRE’ ye   (Emekli   Gümrük  Müsteşarı), 

Sn. Oğuz ANTER’e (Gümrük ve Tekel Bakanlığından Emekli Müsteşar Yardımcısı), Sn. Nahit ERUZ’a (Emekli Gümrükler Genel Müdürü), Sn. Mustafa ÖZSÖNMEZ’e (Gümrük Başmüfettişi), Sn.Hakan TOKER (İstanbul Gümrükleri Başmüdür Yardımcısı), sevgili Şuheda BARLAS’a (Şube Müdürü),

- İçeriğin oluşması konusunda katkıları nedeniyle Gazi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doçent Sn. Hale KÜNÜÇEN’e,

- Aile albümlerindeki fotoğrafları bizimle paylaşan Sn. Ertuğrul KONUKMAN’a (Antalya Eski Gümrük ve Muhafaza Başmüdürü), Sn. Mesude YERTUTAN’a (Ankara Gümrükleri Muhafaza Başmüdür Yardımcısı), Sn. İsmail AŞULA’ya (Emekli Gümrük Müdürü), Sn. Mustafa ERTUTKUN’a (Muhafaza Müdürü),

- Çalışmamıza kaynakça olarak katkı sağlayan Sn. Turhan ATAN’a (Emekli Gümrük Başmüfettişi), Sn.Nevzat ŞAHİN’e (Emekli Personel Genel Müdürü), Doç.Dr. Sn:Esra DANACIOĞLU’na (Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi),

- Tarihçe konusunda fikir veren Sn. İlhan MISIRLIOĞLU (Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih  Vakfı Genel Müdür Yardımcısı), Sn. Ülkü ÖZEN’e (TETT Vakfı),

- Ankara’daki çalışmalarımıza bizzat iştirak ederek, katkı sağlayan Sn. Asım AKKAYA (Müsteşarlık Müşaviri, Dernek Yönetim Kurulu üyesi) ile İstanbul’daki çalışmalar esnasında yardımlarını esirgemeyen sevgili Sündüs DORUKOĞLU’na (Emekli Şube Müdürü, Dernek Yönetim Kurulu Üyesi),

-  Çalışmalar esnasında her türlü destek ve katkıyı sağlayan Dernek Yönetimimizin  diğer Yönetim Kurulu üyeleri Sn.Zülal SÖNMEZ’e (Gümrük Başkontrolörü), Sn. Mehmet KUT’a (İzmit Gümrük ve Muhafaza Başmüdürü), Sn. Yusuf ÖLÇEN’e  (Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğü Şube Müdürü),

- Çalışma boyunca her türlü fedakarlığa katlanarak ekip çalışmasının en güzel örneklerini sergileyen başta Yapımcımız Sn. Kemal ÖNER olmak üzere, Tasarımcımız Sn. Ercan ERDOĞAN’a, Yönetmenimiz Sn. Mete ŞENER’e, Metin Yazarı ve seslendiren Sn. Semih DİZDAR’a  ve Academi Production’un çalışmalara iştirak eden tüm çalışanlarına,

- Çalışma boyunca Sn. Müsteşar ile koordinasyonumuzu sağlayan Müsteşarlık Özel

Kaleminden Sn. Çetin ASLAN’a, Sn. Filiz KILAVUZ’a, Sn. Muzaffer KUZU’ya, 

- Çalışma ekibi için imkanlarını esirgemeden sunan,  sevgili Atıf SAĞIR’a (Hitit Grup Yönetim Kurulu Üyesi),

Hem şahsım hem de yapım ekibi adına şükranlarımı sunmak isterim.

GÜMRÜKTEN YANSIMALAR

­Bursa ve İstanbul Gümrük Başmüdürlüğü görev bölgesinde araştırma yapma görevi  bana  verilmişti. Bursa  Başmüdürlük  ve  bağlantılarında  yaptığım  araştırma sonucu İstanbul’a geçtim ve bu konudaki ilgisi ve merakını özellikle bildiğim İstanbul Gümrükleri Başmüdür  Yardımcısı  Sn. Hakan TOKER  ile  görüştüm. Sn. TOKER  kaynak  olarak   Türk Tarih Vakfı yayını olan tarihçi Esra DANACIOĞLU tarafından kaleme alınan “Geçmişin İzleri, Yanı Başımızdaki Tarih İçin Bir Kılavuz” adlı kitabı önerdi. Bu kitaptan bütün çalışma boyunca çok yararlandık. Hele de bizim gibi tarihçi olmayan bir çalışma gurubu için böyle bir kaynağa çok ihtiyacımız vardı.

Yine İstanbul’daki çalışmaların esnasında Sn. TOKER ile birlikte Türk Tarih Vakfı ile çeşitli görüşmeler yaptık. Türk Tarih Vakfının tarih çalışmaları içindeki ağırlığını hepimiz biliyorduk. Özellikle kurum tarihine ilişkin çalışmalarını bu sayede inceleme fırsatı buldum. Tarih Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Sn. İlhan MISIRLIOĞLU ile Ankara temsilcisi Sn. Ülkü ÖZEN’le görüşmelerde bulundum. Ülkü hanım ayrıca arşiv çalışmaları esnasında ekibimizi ziyaret etti ve gümrük tarihi boyunca ortaya konulan ancak çok azı ele geçen malzemeyi gördü. “Keşke bu malzemeden istenilen çalışmayı biz yapabilsek” diye hayıflandı ve bizim görüşümüzün aksine “Bir çok kurumu kıskandıracak malzemeye sahipsiniz” dedi.

Tabi ki kurum olarak bu alandaki saygınlıklarını bildiğimizden, ekip olarak bu çalışmanın onlar tarafından yapılmasını önerdik. Ancak Sn. Müsteşarımız; bu iş için önerilen paranın bütçe imkanları dışında olması ve çalışma için istenilen bir yıllık sürenin uzunluğunu gerekçe göstererek, bu çalışmanın amatör de olsa bizim tarafımızdan yürütülmesini uygun buldu.

Albümden başlayarak ortaya konulan eserler değerlendirildiğinde; aşağıda belirtilen konuların ilk defa gün ışığına çıkartıldığı, gümrük tarihimize yeni bir bakış açısı getirildiği görülecektir.

Tarihçe

Ekip olarak en büyük sıkıntıyı bu bölümün hazırlanmasında çektik. “Cumhuriyetin 60. ‘ncı Yılı Dolayısıyla Gümrük ve Tekel Bakanlığı” adlı yayından başka bu bölüm için elimizde hiçbir malzeme yoktu ve bu yayında yer alan tarihçe ile ilgili bilgiler de 1980’li yıllara kadar olan bilgileri içeriyordu.

Bu arada şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Çalışmalarımız boyunca hep şunu söyledim: “İyi ki Dr. Turhan ATAN gibi bir meslek büyüğümüz var, o da olmasaydı gümrük tarihine ilişkin elde tutulur hiçbir kaynağımız olmayacaktı.” Dilerim üstat daha uzun yıllar yaşar ve gümrük tarihine ilişkin birinci cildi yayımlanan, ikinci cildi baskıya hazır hale getirilen eserini tamamlayarak, gümrük ailesine ve bu ülkeye armağan eder.

Tarihçe ile ilgili bölümü hazırlamak için sevgili Yeter ile günlerce kitapları taradık, mevcut kanunların gerekçelerini bulmaya çalıştık ve bulabildiklerimizden derlediğimiz çalışmayı albüme yansıttık.

Uygarlık beşiği Anadolu’nun, gümrük tarihine ışık tutan ve bulunabilenler içinde ilk belge olması açısından önemli olan gümrük idarelerinin kuruluş ve yetkilerine ilişkin Avusturya Arkeoloji Enstitüsü Kütüphanesinde yer alan Ekrem AKURGAL, Reinhard MERKELBACH, Şener ŞAHİN ve Hermann Van VETTERS tarafından yazılan “EPIERAPICA ANATOLİA” adlı eserden alıntı yapmak suretiyle, bu bilgileri tüm meslektaşlarımızla paylaştık.

Yine zengin tarihi mirasımızın en önemli dönemlerden biri olan Osmanlı dönemine ilişkin  olarak, karadan ve denizden gelen mallara vazedilen gümrük vergileri, tatbik edilecek muameleler, müsaadeye mazhar milletlere gösterilen ayrıcalıkları ve o dönemin düşüncesini göstermesi açısından önemli olan Padişah Yavuz Sultan Selim tarafından 1512 tarihinde Bursa şehrinde Dobrovnik hükümetine verilen ferman ile döneminde vergi tahsilatı ve gümrük harçlarını toplayarak İstanbul’a gönderilen vilayet kadılarına yönelik Dobrovnik hükümetine verilen akid üzerine Padişah Yavuz Sultan Selim’in emrine bu bölümden yer verdik.

Bu belgeler; zengin gümrük tarihine ışık tutması açısından önemli olduğu kadar  yeni kuşaklara meslek aidiyeti oluşturması açısından da önemi yadsınamaz.

Günümüzde Gümrükler

Bu bölümde; Gümrük idaresinin dönüşümüne ilişkin başlatılan ve hızla devam eden projelerimize yer vermek suretiyle bu çalışmaların yalnızca gümrük kamuoyu ile sınırlı kalmaması, dönüşüm için gösterilen çabanın ve amacın, tüm kamuoyu ile paylaşılması amacı güdülmüştür.

Yine bu bölümde “Türk Gümrük İdaresinin Stratejik Planı (2001-2005)” na yer verilmek suretiyle, çağdaş dünyayla entegrasyona yönelik dönüşüm çabasının resmi ve Türk Gümrük İdaresinin vizyonu ortaya konulmuştur.

Yayınlar ve diğer yayınlar

Bu bölümde gümrük idarelerimizden temin edilen muhtelif yayınlar orjinal halleri ile krolonojik tarih sırasına göre aktarılmış, kitap veya yayın içerikleri okuyucuların bilgisine sunulmuştur.

Bu çalışma ile bir anlamda gümrük idaresinin 1983 yılı içinde Maliye Bakanlığı ile birleşmesi esnasında garip bir şekilde ortadan kalkan Gümrük ve Tekel Bakanlığı’nın zengin kütüphanesini ihya etmeyi, bir başka anlatımla gümrüğün tarihi belgelerini, küllerinden yeniden oluşturmayı amaç edindik.

Defterler

Bu bölümde ise tarihin kayıtlarından iz düşümü çıkartılmak suretiyle, mesleğimize uzun yıllar emek verenlerin bir kısmına ait görsel hatırayı yaşatmaya çalıştık.

Araç-gereçler

Bu  bölümde; 140 yılı aşan tarihimize karşın, elimizde  çok azı kalmış sınırlı sayıda ki objeyi, fotoğraf sanatçısı Sn. Uğurhan TEZER’in sanatsal özenle çektiği fotoğraf ve sevgili Başkanımın kaleminden çıkan kısa, küçük öykülerle yansıttık.

Makaleler

Makaleler bölümünün hazırlanmasında uzun yıllar hem bilgi hem de eğitim kaynağı olarak gümrük idaresinin en önemli ihtiyaçlarından birini karşılayan “Gümrük Bülteni” adlı yayınlardan yararlandık. Tabi ki bu dergilerde yayımlanan tüm makalelere yer vermek imkanı olamazdı. Bu itibarla aradan geçen zamana karşın, güncelliğini ve önemini yitirmeyen makalelere yer verdik.

Neşir İşleri Müdürü Ömer Sıtkı ERDİ tarafından 1940 yılında kaleme alınan “Gümrük Elemanları Hakkında Bazı Düşünceler” başlıklı makale; pedagojik üslubuyla bugün bile çağdaş insan kaynağı yönetimi konularında ders kitabı olabilecek bilgileri içermektedir. Bu makaleyi gümrükçüyüm diyen herkesin  hem iyi okumasını, hem de bu makaledeki öğütleri meslek yaşantısında uygulamasını dilerim.

Bu bölümde yer alan “Gümrüklerde Mesai Haricinde Çalışmalar”, “Bahşiş” adlı makaleler, yazıldıkları tarihten bugüne kadar aradan 60 yıllık bir zaman geçmesine karşın, aynı sorunların devam ettiğini göstermesi açısından bize ilginç geldiği için, sizinle paylaşmak istedik.

Üstelik bu makaleler çağımızın önemli değerlerinden biri olan kamu şeffaflığı açısından da önemli. Kurumumuzun tarih içinden gelen genel sorununu kamu oyuyla paylaşabilme olgunluğuna ulaştığını ve bu sorunları çözecek öz güvene sahip olduğunu göstermesi açısından önemi yadsınamaz.

“Osmanlı Düyunu Umumiyesi” adlı makale her türlü imkansızlığa karşı Osmanlı borçlarını yüklenen genç Cumhuriyetin yüklendiği sorumluluğun büyüklüğü göstermesi açısından, genç kuşaklara çok önemli dersler çıkartabilecek nitelikte bir içeriğe sahip.

Hele bu borcun ödenmesinde teminat olarak İstanbul, Haydarpaşa, Samsun Gümrüklerinden tahsil edilen vergilerin karşılık olarak gösterilmesi, her kuşaktan gümrükçünün gözden kaçırmayacağı bir gerçek olmalı.

Makalenin yazarı, Muhasebe Müdürlüğü Mümeyyizlerinden Hamdi ÖNDE (1944); “........ tarihini bilmeyen, bugünü anlayamaz. Bugününün nimetlerini ve bugünü takdir edemez.” veciz sözleri ile bitiriyor makalesini. Her yurttaşımızın kulağına küpe olacak değere sahip bu sözlerin sahibini, rahmetle anmak hepimizin görevi olmalı.

İdareler

İdareler Bölümü; Gümrükler Genel Müdürlüğü arşivinde bir tesadüf sonucu bulunan ve gümrük tarihi açısından çok önemli bilgileri içeren dokümanlardan oluşturuldu.

Bölüm içinde yer alan fotoğraf ve yazılar; orijinalliği bozmamak için var olduğu şekliyle bölüme yansıtıldı.

1930-1940 yılları arasındaki gümrük idarelerinin bulunduğu illerin ekonomik durumunu göstermesi açısından da çok önemli bilgileri içeren bu metinler, eserimize hem görsel olarak, hem de bilgi olarak büyük zenginlik kattı.

Bu bölümün sonunda yer verdiğimiz “1931 Yılı Taşra Teşkilat Yapısı” o tarihteki Gümrük İdaresinin örgütlenme şekline ilişkin olağan üstü bir bilgiyi bize sunmasının yanı sıra, yöre isimleri yönüyle de her okuyucuyu bir kez daha zaman tünelinden geçireceği kanısındayız.

Hatıralar

Eserin hazırlanması esnasında mutlaka sözlü tarih ile ilgili bu bölüme yer verme düşüncemiz vardı. Tabi ki sözlü tarih çalışması olağan üstü zor ve profesyonel birikim gerektiren bir çalışma olmasına karşın, bu birikime sahip hiç kimse ekibimizde bulunmuyordu. Ne yapabiliriz diye düşünürken, sevgili Başkanım bu konuda sorumluluk yüklendi ve teybi, fotoğraf makinesini yüklenerek bir muhabir heyecanıyla mesleğimiz büyüklerinin daha yoğun yaşadığı İstanbul’a gitti.Eski üstatları, meslek büyüklerini buldu. Olağan üstü bir gayret sarf ederek onlarla yaptığı söyleşileri teybe kaydeden üstat, sonra bu ses kayıtları üzerinde titiz bir çalışma yürüterek, “Hatıralar” bölümünün düzenlenmesini sağladı. Yapıtın en sıcak, en dokunaklı bölümü bu şekilde ortaya çıktı. Elinize, gönlünüze sağlık üstadım diyorum.

Tabi ki bu mesleğe emek vermiş nice insanın ne anlamlı, ne güzel onlarca anısı var. Biz bu eserin ölçülerine uygun olacak şekilde bir kısım anıya yer verebildik. Bunun bir başlangıç olduğunu düşünüyor ve yeni kuşaklara bilgi aktarmak, kurum aidiyeti oluşturmak açısından çok önemli bir işlevi olan bu anıları, zenginleştirerek dergimiz değişik sayılarına yansıtmak veya bunlardan oluşmuş bir yayını hazırlamak düşüncesindeyiz.

Tablolar

Müsteşarlığımız demirbaşına kayıtlı Türk Resim Sanatının çok kıymetli orijinal eserlerinden bir kaçına albümde yer vermek suretiyle, bu konudaki zenginliğimizi de kamuoyu ile paylaşmak istedik.

Yine uzun yıllar mesleğimize hizmet etmiş gümrükçülerin aile albümlerinden temin edilen fotoğraflarla, hem albüme görsel bir zenginlik kattık, hem de bir kısmı öteki dünyaya göçmüş değerli meslek büyüklerimizin hatıralarını canlandırmaya çalıştık.

Eser Hakkında

Bu albüm eser her şeyden önce biri veya birileri için değil, Cumhuriyetin 80 inci yılında gümrükleri anlatmak için hazırlandı.  

Bu albüme bakıp da aradığını bulamayanlara gelince.Tabi bu ne aradıklarına bağlı. Bardağın yarısını boş olarak  görenler de  olabilir, dolu olarak görenler de. Ama hep söylediğimiz gibi, bu onların ne aradıklarına bağlı.

Bu eser bizi anlatmaktadır. Biz kimiz? Biz gümrük mesleğine gönül vermiş, yaşamını gümrükle yoğurmuş olan insanlardan oluşan köklü bir mesleğin gururlu üyeleriyiz. Kolcusundan,  Müsteşarına uzanan çizgide gümrük denen bu büyük kurumsal yapının birer dişlisiyiz. Bu dişlerden her biri, bir diğeri kadar önemli.  Bu bir  kurumsal bütünlük.  Bu bütünlük  içinde   kendilerini  arayanlar,  bu  kitaba  bakıp;   Remington    marka  daktilonun tuşlarında veya  hassas terazinin kefelerinden birinde veya mürekkep hokkasının bir gözünde, bir talimatnamenin sayfaları arasında, bir tabancanın kabzasında, gümrük bültenine ruh veren  bir makalenin satırları arasında veya albümde yer alan soluk fotoğraf karelerinden birinde kendisini  bulabilmelidir. Çünkü, bunlar biziz ve bunlar bizim gerçeğimiz.

Buna rağmen sayfalar arasında kendisini bulamayanlara söyleyecek sözümüz ancak şu olabilir.

“Bu büyük kurumun ve bu köklü tarihin bir parçası olduğunun farkındaysan ve kurumuna aidiyet duygusuyla bağlıysan, kendine ait bir parçayı mutlaka bulacaksın, bu eserin içinde.”

Gümrükçü olan herkesin, geçmişe bakıp  bugün için övüneceği ve geleceğe umutla bakacağı bir bakış açısı olmalı.

GÜMRÜK TANITIM FİLMİ

Başlangıcında da belirttiğim gibi albüm eserin teması geçmişten bugüne gümrük gerçeği olduğu gibi gümrük tanıtım filminin teması da; bugünden yarına gümrük gerçeği. Uzun toplantılar sonunda bu karara vardık ve sevgili senaristimiz Semih DİNDAR’da bu kaygıyla kaleme aldı senaryoyu.

Tanıtım filmimiz, çağa damgasını vuran en önemli olgulardan biri olan küreselleşme olgusuna değinerek, bu küresel dünyada ülkemizin Asya ile Avrupa arasındaki çok önemli bir kavşakta bulunduğunun altını çiziyor. Senaryoda ki anlatımla “Bir taraftan medeniyetlerin buluştuğu Avrupa Birliği, diğer yandan da medeniyetlerin çatıştığı Ortadoğu” olarak konumumuzu belirliyor ve “Türkiye rotasını kararlı bir biçimde Avrupa Birliğine çevirmiş her alanda hızlı bir dönüşüm süreci yaşıyor” demek suretiyle, ülkemizin yeni açılımına parmak basıyor.

Senaryoda daha sonra Avrupa Birliği sürecinde kamuoyu gündemine pek gelmese de en hızlı yol alan kurumun Türk Gümrük İdaresi olduğu tespitinde bulunuyor. Ülkenin sağlık, refah ve güvenliği açısından gümrük idaresinin önemine rağmen kamuoyunun hakkında çok az şey bildiği yada yanlış bilgilerle donatıldığı bir kurum olarak bugün için en önemli sorunlarımızdan birine dikkatleri çekiyor.

“Gümrükler dünyanın her yerinde bir bayrağa sahip olmak ya da kendi parasını basabilmek gibi, bir devlet olabilmenin olmazsa olmaz koşuludur. Türkiye Gümrükleri de her şeyden önce bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin dünyaya bakan ve dünyanın gördüğü yüzüdür.” ifadesiyle gümrük gerçeğine önemli bir vurgu yapıyor.

Ülke ekonomisi için, verginin öneminden bahisle, ülkeden toplanan vergi gelirinin yüzde 16’sını toplayan gümrük idaresinin, genel bütçeden aldığı payın sadece binde 1’ olduğu gerçeğinin altı çiziliyor.

Senaryoda; evrensel bir anlatımla gümrüklerin ana çalışma ilkesinin, iyilerin işini kolaylaştırmak, hızlandırmak, kötülere ise geçit vermemek olarak, tüm zamanlar için geçerli olabilecek bir gümrük tanımı yapılıyor.

Senaryoda ayrıca çağdaş dünyaya entegrasyon hedefiyle başlatılan projelere yer verilmek suretiyle, bu projelerin tamamlanması durumunda Türk Gümrük Kapıları dünya standartlarında hizmet üreteceği, personel son derece verimli ve etkin kullanımının sağlanacağı ve en önemlisi gümrüklerin şeffaflaşarak, ülke için büyük şevk, azim ve dürüstlükle hizmet üreten gümrük çalışanlarının en önemli şikayet konusu olan olumsuz imajdan bu sayede kurtulacağına vurgu yapılıyor.

Film; Türk Gümrük Teşkilatının hukuki, beşeri ve fiziki altyapısında giriştiği, yeniden yapılanma sürecine bir bütün olarak bakıldığında, çağdaş dünya entegrasyonuna yönelik bir sistemin, bir dönüşüm konseptinin resminin ortaya çıktığı, bu resmin Avrupa Birliği yolunda hızlı adımlar atan ülkemizde ki pek çok Kamu Kurumuna yol gösterebilecek bir başarı pratiğine sahip olunduğu tespiti ile son buluyor.  

Sayın Bakanımız Kürşad TÜZMEN’in eserin ön sözünde belirttiği gibi umarım Gümrüğün tarih içindeki yolculuğundan yeni kuşakların yanı sıra tüm kamuoyunun da  yararlanacağı ve hayırla yad edeceği bir iş ortaya çıkartılmıştır. Bunu başarabilmişsek ne mutlu bize.

“Gümrükçüler olarak, iyisini, daha iyisini, en iyisini yapmak ve yaşatmak dileğiyle....”