Vakfımızın Genel Kurulu’nun Ardından....

 

Vakfımızın 7.Olağan Genel Kurulu Münasebetiyle  kıymetli Meslektaşlarımızın hoşgörüsüne sığınarak duygu ve düşüncelerimi ifade etmek açısından  bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Vakfımızın 7.olağan Genel Kurulunun kanımca en güzel yanı; yıllardır birbirini görmeyen mazide birlikte hizmet üretmiş bir kısım Meslektaşlarımızın bu vesileyle bir araya gelerek hasret gidermeleri,Bayramlarda yaşanan Coşkunun, bir benzerinin burada yaşanmasıdır.

Bu Coşkuyu ben de yaşadım.

Bahtiyarım.

Her zaman ve her ortamda ifade ettiğim gibi, Meslekteki Kurumlaşma, evrensel Kurallar ve Eğitimli bir kadro ile Mümkündür.Kurallar, Kurumlaşmanın temel gücüdür.Kuralsız güç Ahlaki olmadığı gibi hak da yaratmaz.İnsanlar ancak haklı güce boyun eğmelidirler. Bu da Ahlaki olan hukuki güçtür.

Bir diğer husus, Meslektaşlarımız tutum ve davranışları ile bir diplomat gibi davranmaları gerektiğidir.Bu özellik bizde kısmen olması gereken ve bazı yer ve Ortamlarda vazgeçilmez bir özelliktir.Diplomasi;Öncelikle entelektüel  bir meslektir.Çok iyi yabancı dil, çok iyi siyaset ve tarih bilgisi, çok iyi genel kültür, görgü birikimi ve çok iyi bir diyalog gerektirir.Şüphesiz bu niteliklerin hepsini Meslektaşlarımızda (Diplomat olmadığımız için) aramak saflığı içinde  değilim.Ancak;çok iyi bir diyalog olması gerektiğine inananlardanım.

Meslektaşlarımız arasında pozitif diyalog noksanlığı doğru bilgi akışını engellediği için yanlış ve noksan değerlendirmelere sebebiyet verebilmektedir.

Gözlemlerim O’dur ki;

Bilerek veya bilmeyerek, belkide sistemli olarak Meslek içinde baştanberi yaratılmak istenen, “Biz ve Onlar” psikolojisi, bazı Meslektaşlarımızı perde perde yükselen çılgın davranışlara yöneltmekte, bu çılgınlık adeta onları esir almaktadır.Hatta, daha da acısı bazıları bu çılgınlığa ortak olmaktan değil, tersine dışında kalmaktan rahatsızdırlar.

“Onlara” karşı  olduğunu ıspatlamak, “bizden” olduğunu göstermek için en yakın meslektaşını bile satacak hale gelmektedirler.

Halbuki Meslek bütünlüğü içinde “Biz ve Onlar” yok “Biz” olmalıyız. Yeri gelince “susma’nın” bir erdem olduğu bilinciyle değil de, aklınca kurnazlık yaptığını sanan zeka özürlülere inat belki de kendime olan bu Özgüvenle Meslek ve sosyal hayıtımda hep yüksek sesle düşündüm ve yüksek sesle yaşadım.Meslek dışında saydığım kişilere karşı da (yanlış bir durumumuz olmamasına rağmen) “biz’ im” Meslek Onurumuz için, hep Ketum davranmak, benim gibi yüksek sesle yaşayanlar  için

de temel bir prensip ve Mesleki ahlak kuralı olmalıdır diye düşünüyorum.

Vakfımızın 7.olağan Genel Kurulunu bu çerçevede değerlendirdiğimizde, seçimde iyi organize olmuş Meslektaşlarımız ile organize olamamış Meslektaşlarımız  gibi bir sonuca varıyoruz.

Gerek iyi organize olmuş ve bu konuda 2-3 ay öncesinden sistemli bir çalışma yaparak başarılı olmuş ve gerek se  iyi organize olamamış ve bu konuda hiç çalışma yapmamış  dolayısıyla başarılı olamamış ve fakat 20 trilyonluk bir servetin sorumluluğunu üstlenme cesaret ve  yürekliliğini gösteren tüm Meslektaşlarımızı canı gönülden kutlamak istiyorum.Burada cesareti, iyilerin erdemi olarak görüyorum.Zorbaların silahı değil.

Şairin;

Birlikten Kuvvet Doğar      

Yaşar hakka tapanlar

Her zaman zoru aşar                    

Elbirliği yapanlar      

Dizelerindeki düsturla, her zaman olduğu gibi, iyi niyetimizi dur durak bilmeden ahmaklık olarak değerlendiren, kamil ve akil olmayan çok az Meslektaşımız olduğuna inanıyor ve bunları istisna olarak dahi görmüyorum.

Mehmet Akif’in;

Sevgi ve Saygılıyız, sanmayınız ki koyunuz,

Kesilir ama, çekmeye gelmez boynumuz.

Düsturuyla da diyorim ki “Biz ve Onlar” yok “Biz onlarız,Onlar Biz” dolayısıyla “biz” varız.Bu vesileyle yeni yönetim Kurulu Üyesi Meslektaşlarımızı kutluyor yeni görevlerinde başarılar diliyorum.